Alerjik Rinit Tedavisi
Anasayfa
Alerjik Rinit Tedavisi
Diğer Hizmetlerimiz
İletişim
Adres: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Polikliniği
Ana Kampüs: Mimarsinan Mah. Emniyet Cad. 16310 Yıldırım/Bursa (Polis Okulu Karşısı)
Alerjik rinit, halk arasında saman nezlesi diye bilinen, burun iç yüzeyinin polen, ev tozu akarı, küf ya da hayvan tüyü gibi maddelere karşı verdiği alerjik iltihabi yanıttır.
Tekrarlayan hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, burun kaşıntısı ve geniz akıntısı en sık görülen belirtilerdir. Göz şikâyetleri, sinüsler, uyku düzeni ve astım kontrolüyle iç içe geçtiğinde sıradan bir soğuk algınlığından ayrışır.
Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler:
Aşağıdaki durumlar alerjik rinitin sıradan seyrinin dışındadır.
Acil değerlendirme gerektirenler:
• Ani gelişen dudak-dil-boğaz şişmesiyle birlikte yaygın kurdeşen, boğazda daralma ya da ıslık sesi, baygınlık hissi ya da tansiyon düşmesi — özellikle arı, ilaç ya da besin temasının ardından (anafilaksi tablosu)
• Giderek artan ciddi nefes darlığı ya da hırıltı; nefes darlığı yüzünden cümleleri tamamlayamadan, kelimeleri bölerek konuşma; dudaklarda morarma; rahatlatıcı nefes spreyine rağmen kısa sürede rahatlamanın olmaması
• Yüz ya da göz çevresinde şişlik, görmede bulanıklık, gözü hareket ettirmekte zorluk
• Ateşle birlikte seyreden şiddetli, tek taraflı baş ağrısı
• Tek taraflı kanlı/kahverengi burun akıntısı
Kısa sürede uzman değerlendirmesi gerektirenler:
• Koku duyusunda kısa sürede gelişen belirgin kayıp
• Tek taraflı ve kalıcı burun tıkanıklığı
• Tekrarlayan sinüs basıncı ya da tekrarlayan sinüs şikâyetleri
Alerjik Rinit Nedir?
Rinit, en sade tanımıyla burun mukozasının, yani burun iç yüzeyini döşeyen dokunun iltihaplanmasıdır. Alerjik rinitte bu iltihap, bağışıklık sisteminin polen, ev tozu akarı, küf ya da hayvan tüyü gibi alerjenlere verdiği aşırı yanıttan kaynaklanır. Mevsimsel formu polen dönemlerinde belirginleşir, yıl boyu süren formu ise daha çok ev içi tetikleyicilerle ilişkilidir.
Alerjik rinitte genellikle ateş beklenmez, şikâyetler tetikleyiciyle artar ve sık tekrarlar; göz kaşıntısı ile peş peşe hapşırma daha öne çıkar.
Alerjik Rinit Belirtileri Nelerdir?
Alerjik rinitin tipik belirtileri burun akıntısı, peş peşe hapşırma, burun ve damak kaşıntısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, sık boğaz temizleme ihtiyacı ve koku almada azalmadır. Gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklık sıklıkla tabloya katılır; uzayan kuru öksürük ya da boğazda gıcık hissi de eşlik edebilir.
Alerjik rinit; astım, sinüzit, orta kulak şikayetleri ve kronik öksürükle birlikte seyredebildiği için tekrarlayan burun şikâyetlerini geçici bir tablo gibi görmüyoruz. Özellikle gece artan tıkanıklık, horlama ve gündüz yorgunluğu eşlik ediyorsa obstrüktif uyku apnesini, yani uykuda solunumun tekrarlayan biçimde durmasını da göz önünde bulunduruyoruz.
Kesin tanı gerektiğinde hastanede yapılan polisomnografi, yani uyku testi gündeme gelebilir. Belirtiler haftalarca sürüyor, uykuyu ya da iş performansını etkiliyorsa bir uzman değerlendirmesi tabloyu netleştirmeye yardımcı olur.
Alerjik Rinokonjonktivit
Burun belirtilerine göz bulgularının eşlik ettiği tabloya alerjik rinokonjonktivit denir. Gözlerde kaşıntı, sulanma, kızarıklık, yanma ve ışığa hassasiyet, özellikle polen dönemlerinde daha belirgin olabilir.
Güncel uluslararası önerilerde göz şikâyetlerinin kontrolünde ağızdan antihistaminikler çoğu hasta için pratik bir başlangıç seçeneği sayılır. Bu kesin bir üstünlük değil, koşullu bir öneridir. Burun içi kortikosteroidler göz şikâyetlerini ikincil olarak azaltabilirken izole ve belirgin göz yakınmalarında antihistaminik göz damlaları ya da göze uygulanan antialerjik damlalar öne çıkabilir Seçim öyküye ve şikâyet şiddetine göre değişir, her hastada aynı olmayabilir.
Lokal Alerjik Rinit
Bazı kişilerde deri testi ve kanda spesifik IgE gibi klasik alerji testleri negatif çıktığı hâlde şikâyetler tam alerjik rinit gibidir. Bu tabloya lokal alerjik rinit diyoruz: Alerjik iltihap ve IgE üretimi sistemik dolaşıma yansımadan yalnızca burun mukozasıyla sınırlı kalır, standart kan ve deri testlerinde saptanamayabilir.
Polen, ev tozu ya da hayvan temasıyla belirginleşen burun belirtileri varsa, testler negatif olsa bile klinik öykü değerini korur. Tanı, burunda lokal spesifik IgE ya da uygun koşullarda yapılan bir nazal provokasyon testiyle netleşebilir.
Bu tablo astım ve göz şikâyetleriyle birlikte görülebilir, çocukluk döneminden itibaren fark edilebilir. Testleri negatif çıkan herkesi lokal alerjik rinit kabul etmeyiz. Klinik pratikte daha sık görülen non-alerjik rinit, yani hormonal, vazomotor ya da yaşa bağlı, alerjik olmayan burun iltihabı ihtimalini de aynı anda değerlendiririz.
Mesleki Alerjik Rinit
İş ortamında karşılaşılan maddelerle tetiklenen burun şikâyetleri mesleki rinit başlığında ele alınır. Un ve tahıl tozları, ahşap tozu, çeşitli kimyasallar, temizlik ürünleri ve hayvanlarla çalışılan ortamlardaki proteinler tipik tetikleyicilerdir. En ayırt edici ipucu, şikâyetlerin iş günlerinde artıp tatilde ya da işten uzak kalındığında hafiflemesidir.
Mesleki rinit zamanla mesleki astıma zemin hazırlayabildiği için meslek öyküsünü ayrıntılı sorgulamayı önceliklendiriyoruz. Tedavinin temeli maruziyeti azaltmak, koruyucu önlemler almak ve uygun medikal tedaviyi planlamaktır. Tetikleyiciden uzaklaşmanın etkisi hemen değil, zaman içinde belirginleşir.
Alerjik Rinit ve Rinosinüzit İlişkisi
Alerjik rinit, burun içinde ödem ve tıkanıklık yaparak sinüslerin havalanmasını bozabilir. Yüzde basınç hissi, koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, koku azalması ve baş ağrısı gibi sinüzit benzeri semptomlara kapı aralayabilir.
Burun ve sinüs mukozası klinik olarak yakın ilişki içindedir. Nitekim alerjik rinitte sinüs havalanması bozulduğunda rinosinüzit benzeri şikâyetler ortaya çıkabilir. Dolayısıyla temkinli ilerlememiz önemlidir. Her sinüzit tablosu alerjik değildir; enfeksiyon, anatomik sorunlar (septum eğriliği ya da konka büyümesi gibi) ve kronik iltihap da değerlendirilmelidir.
Kronik Rinosinüzit ve Nazal Polipozis
Kronik rinosinüzit, burun ve sinüslerin uzun süreli (12 hafta ve üzeri) iltihabıdır. Uluslararası rinosinüzit uzlaşı raporuna göre tanı için burun akıntısı/geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, koku azalması ya da yüzde basınç gibi şikâyetlerden en az ikisinin yanında endoskopi ya da tomografide gösterilen objektif bir iltihap bulgusu aranır. Diğer bir ifadeyle tek başına şikâyet ya da tek başına görüntüleme yeterli değildir.
Nazal polipler; burun içinde gelişen iyi huylu, iltihabi dokulardır. Sürekli tıkanıklık, koku kaybı, geniz akıntısı ve yüzde dolgunluk yaparlar. Sıklıkla astım, aspirin ve benzeri ağrı kesicilere (NSAİİ) duyarlılık ve tip 2 inflamasyon denen alerjik ağırlıklı iltihap tipiyle ilişkilendirilir.
Değerlendirirken alerjik rinit ve astımın eşlik edip etmediğini, tip 2 inflamasyonu düşündüren bulguların bulunup bulunmadığını sorgularız.
Tedavi burun içi kortikosteroidlerden, dirençli ve tip 2 inflamasyonun öne çıktığı olgularda gündeme gelebilen biyolojik ajan tedavilerine kadar uzanabilir; genellikle bir kulak burun boğaz uzmanıyla birlikte, kişiye özel planlanır.
Türkiye’de bu biyolojik tedavilerin reçete edilmesi ve geri ödenmesi Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) sıkı kurallara bağlıdır. Hastada ağır astım gibi ek ölçütlerin de bulunması aranabildiğinden uygunluk kişiden kişiye değişir.
Alerjik Mantar Rinosinüziti
Alerjik mantar rinosinüziti, mantarlara karşı gelişen güçlü alerjik yanıtla ilişkili özel bir kronik sinüzit tablosudur. Güncel uzlaşı raporlarında tip 2 inflamasyonla bağlantılı kabul edilir ve nazal poliplerle seyreden kronik rinosinüzit spektrumu içinde değerlendirilir.
Tip 2 enflamasyon, bağışıklık sisteminin alerjiye yatkın şekilde aşırı çalışmasıyla ortaya çıkan bir iltihaplanma biçimidir. Burun ve sinüslerde şişmeye, yoğun mukus oluşumuna, nazal poliplere ve koku azalmasına katkıda bulunabilir.
Bu durumda burunda belirgin tıkanıklık, bazen tek taraflı tıkanma, koyu kıvamlı burun akıntısı ve koku azalması görülebilir. Nazal polipler de tabloya eşlik edebilir. Değerlendirmede kulak burun boğaz ve alerji uzmanlığının birlikte ilerlemesi daha doğru bir yaklaşım sağlayabilir.
Tedavide çoğu zaman burun spreyleri tek başına yeterli olmaz. Sinüslerde biriken yoğun alerjik mukusun temizlenmesi için fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi, yani FESS gerekebilir. Cerrahi sonrası ise alerjik zemini kontrol altında tutmaya yönelik medikal tedavi sürdürülür.
Alerjiye Bağlı Geniz Akıntısı ve Kronik Öksürük
Geniz akıntısı, burun ve sinüslerden gelen salgının boğazın arkasına doğru akmasıdır. Alerjik rinitte burun salgısının artması ve burun tıkanıklığı bu hissi daha belirgin hâle getirebilir. Boğazda gıcık, sık boğaz temizleme ihtiyacı, sabah veya gece artan öksürük, ses kısıklığı ve ağız kokusu hissi eşlik edebilir.
Uzun süren öksürükte “Ciddi bir şey mi var?” kaygısı doğaldır. Çoğu hastada alerjik rinit ve geniz akıntısı önemli bir neden olsa da öksürüğü tek bir sebebe bağlamadan değerlendirmek gerekir.
Kronik öksürükte astım ve gastroözofageal reflü de tabloya eşlik edebilir. Gastroözofageal reflü, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Reflü öksürüğü tetikleyebilir ve bazen rinit benzeri şikâyetleri taklit edebilir. Bu yüzden değerlendirmede reflüyü de göz ardı etmeden ilerliyoruz.
Alerjenler belirlendiğinde ve burun tedavisi düzenlendiğinde öksürüğün azaldığını sık görüyoruz. Yine de yanıtın hızının ve düzeyinin kişiden kişiye değişebileceği gerçeğini de vurguluyoruz.
Alerjik Rinit Tanısı Nasıl Konur?
Alerjik rinit tanısında da en önemli adım ayrıntılı öyküdür. Şikâyetlerin hangi mevsimde arttığı, ev ve iş ortamı, hayvan teması, nem, küf, mesleki tetikleyiciler, astım, öksürük, egzama ve önceki alerji öyküsü birlikte değerlendirilir. Muayene ve burun değerlendirmesiyle bu bilgiler tamamlanır.
Öksürük, hırıltı veya nefes darlığı varsa alt hava yolları da değerlendirilir. Bu durumda solunum fonksiyon testi, reversibilite ölçümü ve FeNO testi astım açısından yol gösterici olabilir. Reversibilite ölçümü, nefes açıcı ilaçtan sonra solunum değerlerinde düzelme olup olmadığını gösterir. FeNO testi ise soluk havasındaki nitrik oksit düzeyini ölçer ve hava yollarında alerjik iltihaplanma olup olmadığı hakkında fikir verebilir.
Alerji değerlendirmesinde deri prick testi ve kanda spesifik IgE ölçümü sık kullanılır. Ancak testin pozitif çıkması tek başına alerji tanısı koydurmaz. Bu sonuç, kişinin o maddeye karşı duyarlı olduğunu gösterir. Tanı ve tedavi planı, test sonucu ile hastanın şikâyetleri örtüştüğünde anlam kazanır.
Deri testi planlanan hastalarda antihistaminik ilaçların testi etkileyebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle alerji ilaçları, bazı soğuk algınlığı şurupları ve testi etkileyebilen bazı antidepresanlar için başvurduğunuz merkeze önceden danışmanız gerekir. Astım için kullanılan inhaler ilaçlar ise hekim önermedikçe bırakılmamalıdır. Bu ilaçlar deri testi sonucunu etkilemez ve kontrolsüz bırakıldığında astım şikâyetleri artabilir.
Testler negatif olsa bile şikâyetler alerjiyle uyumluysa bazı hastalarda nazal provokasyon testi düşünülebilir. Sinüzit şüphesinde endoskopi veya tomografi gerekebilir.
Alerjik Rinit Tedavisi Nasıl Planlanır?
Tedaviyi üç katmanda düşünüyoruz: tetikleyici kontrolü, ilaç tedavileri ve uygun hastada immünoterapi.
Korunma ve tetikleyici kontrolü
Korunma önerileri, alerjinin kaynağına göre değişir. Polen, ev tozu akarı, küf veya hayvan tüyü duyarlılığında aynı listeyi uygulamak doğru değildir. Plan, kişinin hangi alerjene duyarlı olduğuna ve şikâyetlerinin ne zaman arttığına göre hazırlanır.
Tedaviden beklentiyi de baştan gerçekçi kurmak gerekir. Tetikleyicilerden uzaklaşmanın ve burun spreylerinin etkisi genellikle birkaç gün içinde başlar, tam etki için bazen birkaç hafta gerekebilir.
İlaç tedavileri
Alerjik rinit tedavisi; şikâyetin türüne, şiddetine, alerjenle ilişkiye ve hastanın genel durumuna göre planlanır. Polen, ev tozu akarı, küf veya hayvan epiteli duyarlılığında korunma önerileri farklıdır. Bu nedenle herkese aynı liste verilmez, plan alerjene ve kişinin yaşam düzenine göre hazırlanır.
Hafif şikâyetlerde ikinci kuşak ağızdan antihistaminikler tercih edilebilir. Bu ilaçlar eski tip alerji haplarına göre daha az sersemlik yapar. Yaşlı hastalarda eski tip antihistaminiklere daha temkinli yaklaşılır; çünkü kafa karışıklığı, idrar yapmada zorlanma ve düşme riskini artırabilir.
Burun tıkanıklığı, akıntı, hapşırık ve kaşıntı belirginse burun içi kortikosteroid spreyler tedavinin temel seçenekleri arasındadır. Bu spreyler etkisini büyük ölçüde burun yüzeyinde gösterir. Doğru teknikle kullanıldığında etki artabilir, burun kuruluğu ve kanama riski azalabilir. Sağ burun deliğine sol elle, sol burun deliğine sağ elle uygulama yapmak, spreyin ucunu burun orta bölmesinden uzaklaştırmaya yardımcı olur.
Daha yoğun şikâyetlerde burun içi antihistaminik ve kortikosteroid içeren kombine spreyler düşünülebilir. Burun açıcı dekonjestan spreyler hızlı rahatlama sağlayabilir, ancak uzun süre kullanılmaz. Birkaç günden uzun kullanımda tıkanıklığı artırabilir ve ilaca bağlı burun tıkanıklığına yol açabilir. Serum fizyolojik burun yıkamaları tedaviyi destekleyebilir.
İlaç tedavisine ve korunma önlemlerine rağmen şikâyetler sürüyorsa alerji aşısı, yani alerjen immünoterapisi değerlendirilebilir. Bu tedavi, test sonucu ile hastanın şikâyetleri uyumluysa ve sorumlu alerjen netleşmişse gündeme gelir. Cilt altı enjeksiyon ya da dil altı tablet/damla şeklinde uygulanabilir. Amaç, bağışıklık sisteminin ilgili alerjene verdiği aşırı yanıtı zamanla azaltmaktır.
Alerjen immünoterapisi (Alerji Aşısı)
Alerji aşısı, uygun hastalarda alerjinin seyrini değiştirmeyi hedefleyen uzun soluklu bir tedavidir. Genellikle 3 ila 5 yıl sürer. Her hastaya uygulanmaz. Test sonuçları, şikâyetlerin şiddeti, hastanın öyküsü ve önceki tedavilere yanıt birlikte değerlendirilerek alerji uzmanı tarafından planlanır.
Cilt altı immünoterapide sistemik alerjik reaksiyon ve nadiren anafilaksi riski vardır. Bu nedenle her enjeksiyondan sonra hasta klinikte en az 30 dakika gözlem altında tutulur. Dil altı immünoterapide ise ilk doz genellikle klinik gözetiminde verilir. Uygun hastalarda sonraki dozlar evde sürdürülebilir.
Tedavi kararı verilirken astım kontrolü, mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar da dikkate alınır. Ağır ya da kontrolsüz astımı olanlarda immünoterapi genellikle ertelenir. Beta-blokerler ve bazı kalp-damar ilaçları kullanan hastalarda ise karar, olası reaksiyonların yönetimi ve hastanın genel riski birlikte değerlendirilerek verilir. Çünkü bu durumlar olası ciddi alerjik reaksiyonların yönetimini zorlaştırabilir.
Alerji aşısı bazı hastalarda belirgin rahatlama sağlayabilse de tamamen iyileşme garantisi vermez. Yanıt kişiden kişiye değişir. Bu nedenle tedavinin süresi, düzenli takip gerekliliği ve olası riskler baştan açıkça konuşulur.
Ne Zaman Bir Alerji ve Göğüs Hastalıkları Uzmanına Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda bir uzman değerlendirmesine başvurulması gerekir:
- Burun akıntısı, hapşırık ve tıkanıklık sık tekrarlıyor ya da mevsimsel olarak artıyorsa.
- Göz kaşıntısı ve sulanma eşlik ediyorsa.
- Geniz akıntısı kronik bir öksürüğe yol açıyorsa.
- Koku kaybı, sinüs basıncı ya da nazal polip şüphesi varsa.
- Şikayetler iş ortamında belirginleşiyorsa.
- Astım, hışıltı ya da nefes darlığı tabloya katılıyorsa.
- Kullanılan ilaçlara rağmen kontrol sağlanamıyorsa.
- İlaç alerjisi, arı alerjisi ve besin alerjisi düşündüren durumlarda .
Bursa’da Alerji ve Göğüs Hastalıkları Açısından Değerlendirme
Bursa, coğrafi konumu ve gelişmiş endüstriyel yapısı nedeniyle alerjik ve solunumsal şikayetler açısından kendine özgü riskler barındırır. İlkbahar ve yaz aylarında Uludağ’ın zengin bitki örtüsü ile bölgedeki yoğun zeytinliklerin taşıdığı zeytin polenleri havadaki alerjen yükünü zirveye çıkarabilir, şehrin yüksek nem oranı özellikle küf mantarı duyarlılığı olanlarda şikâyetleri tetikleyebilir.
Bu doğal tabloya; otomotiv ve tekstil ağırlıklı sanayinin getirdiği çevresel/mesleki hava yolu tahriş edicileri ile endüstriyel hava kirliliği de eklendiğinde, hastalarımızda hem alerjik bir zemin hem de kimyasal maruziyete bağlı hassasiyetler aynı anda görülebilir.
Göğüs hastalıkları ile alerji-immünolojiyi birleştiren çift uzmanlık bakışının asıl değeri tam bu noktada ortaya çıkar. Yetişkin Alerji Uzmanı Uzman Dr. Özge Aslantekin Eken, üst solunum yollarındaki şikâyetleri incelerken; alt hava yollarını, Bursa’nın sanayi yapısından kaynaklanan mesleki etkilenmeleri ve çevresel irritanları aynı süreçte, tek bir bütün olarak değerlendirir.
Kaynaklar
Ecevit MC, Özcan M, Haberal Can İ, ve ark. Turkish Guideline for Diagnosis and Treatment of Allergic Rhinitis (ART). Turkish Archives of Otorhinolaryngology (Turk Arch Otorhinolaryngol). 2021.
Sousa-Pinto B, Bousquet J, Vieira RJ, ve ark. Allergic Rhinitis and Its Impact on Asthma (ARIA)-EAACI Guidelines — 2024–2025 Revision: Part I — Guidelines on Intranasal Treatments. Allergy. 2026 Apr;81(4):954–976
Vieira RJ, Sousa-Pinto B, Bousquet J, ve ark. Allergic Rhinitis and Its Impact on Asthma (ARIA)-EAACI Guidelines — 2024–2025 Revision: Part II — Guidelines on Oral and Ocular Treatments. Allergy. 2026.
Wise SK, ve ark. International Consensus Statement on Allergy and Rhinology: Allergic Rhinitis – 2023. International Forum of Allergy & Rhinology (Int Forum Allergy Rhinol). 2023.
Orlandi RR, ve ark. International Consensus Statement on Allergy and Rhinology: Rhinosinusitis 2021. International Forum of Allergy & Rhinology (Int Forum Allergy Rhinol). 2021.
Fokkens WJ, Lund VJ, Hopkins C, ve ark. European Position Paper on Rhinosinusitis and Nasal Polyps 2020 (EPOS 2020). Rhinology. 2020.
Global Initiative for Asthma (GINA). Global Strategy for Asthma Management and Prevention, 2026 Update. ginasthma.org, Mayıs 2026.
Alerjik Rinit Tedavisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Alerjik rinit ile saman nezlesi aynı şey mi?
Evet. Saman nezlesi, alerjik rinit için halk arasında kullanılan isimdir. Polen, ev tozu akarı, küf ya da hayvan tüyü gibi alerjenlere karşı burun mukozasında gelişen alerjik bir yanıttır.
Alerji testim negatifse yine de alerjik rinit olabilir mi?
Evet. Saman nezlesi, alerjik rinit için halk arasında kullanılan isimdir. Polen, ev tozu akarı, küf ya da hayvan tüyü gibi alerjenlere karşı burun mukozasında gelişen alerjik bir yanıttır.
Alerjik rinit astımla ilişkili mi?
Alerjik rinit ve astım sık sık birlikte görülür. Alerjik riniti olan birinde öksürük, hırıltı ya da nefes darlığı varsa solunum fonksiyon testi gibi yöntemlerle astım açısından değerlendirme yapılması yerinde olur.
Alerjik rinit kronik öksürük yapar mı?
Geniz akıntısı ve burun tıkanıklığı boğazda tahriş ve uzun süren öksürüğe yol açabilir. Yine de kronik öksürükte astım ve reflü gibi diğer nedenlerin de araştırılması gerekir; öksürüğü tek başına ele almıyoruz.
Burun spreyleri kalıcı tıkanıklık ya da alışkanlık yapar mı, ne kadar sürede etki eder?
İki farklı sprey türünü ayırmak gerekir. Burun içi kortikosteroid spreyler alışkanlık yapmaz, ama tam etkileri günler içinde ortaya çıkar; erken bırakmak yerine düzenli ve doğru teknikle kullanmak önemlidir. Burun açan dekonjestan spreyler ise 5 günden uzun kullanıldığında zamanla etkisini yitirir ve bırakıldığında artan kalıcı tıkanıklığa, yani ilaçla tetiklenen rinite (rinitis medikamentoza) yol açabildiği için uzun süreli kullanılmaz.
İletişime Geçin!
Sorularınız İçin Bizimle İletişime Geçin
Alerjik hastalıklar ve tedavi süreçleri hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

