Nazal Polipte Biyolojik Ajan Tedavileri

Anasayfa

Nazal Polipte Biyolojik Ajan Tedavileri

Burun içini döşeyen mukozanın uzun süren iltihapla şişip yumuşak kitlelere dönüşmesiyle gelişen nazal polip (burun polibi) birçok kişide astım, alerjik rinit ve ağrı kesici hassasiyeti gibi durumlarla aynı zeminde görülür.

Standart tedavilere yeterince yanıt vermeyen, sık tekrarlayan tablolarda son yıllarda gündeme gelen biyolojik ajan tedavileri, iltihabın belirli basamaklarını hedefleyen yeni bir seçenek sunar.

Vakit kaybetmeden hekime başvurmanız gereken durumlar:

  • Yalnızca tek burun deliğinde polip, tekrarlayan burun kanaması ya da kanlı akıntı
  • Göz çevresinde şişlik, çift görme, görmede bozulma veya gözün öne doğru itilmesi
  • Şiddetli baş ağrısına eşlik eden ateş, ense sertliği ya da bilinç bulanıklığı
  • Hızla artan yüz şişliği ve ağrı
  • Konuşurken cümleyi tamamlayamadığınız ağır nefes darlığı, dudak veya tırnakta morarma
  • Biyolojik ajan enjeksiyonundan sonra yaygın kurdeşen, yüz-boğazda şişme, baş dönmesi ya da nefes darlığı

Nazal Polip Nedir ve Standart Tedaviler Nelerdir?

Nazal polip, burun ve sinüslerdeki kronik iltihabın belirgin bir biçimidir; tıpta nazal polipli kronik rinosinüzit (CRSwNP) olarak adlandırılır. Öne çıkan belirtileri arasında burun tıkanıklığı, koku alma duyusunda azalma ya da kayıp, geniz akıntısı, yüzde basınç hissi ve tekrarlayan sinüzit atakları yer alır.

Süreklilik kazandığında koku kaybı ve tıkanıklık uyku kalitesini, ruh hâlini ve günlük yaşamı da etkileyebilir.

Bu tablo sıklıkla kronik sinüzit, astım, alerjik rinit ve aspirin/ağrı kesici (NSAİİ) hassasiyetiyle birlikte yürür.

Nazal polip tedavisinin ilk basamağında genellikle tuzlu suyla burun yıkama ve burun içi kortizonlu spreyler yer alır. Bazı hastalarda kısa süreli ağızdan kortizon gerekebilir. Astım veya alerjik rinit eşlik ediyorsa, bu hastalıkların da kontrol altına alınması tedavinin bir parçasıdır.

Burun spreylerinin etkisi her zaman ilk günlerde anlaşılmaz. Bu nedenle tedaviyi erken bırakmamak gerekir. İlacı kendi kendinize kesmek yerine, planı sizi takip eden hekimle birlikte sürdürmeniz daha doğru olur.

Uygun hastalarda endoskopik sinüs cerrahisi de tedavi seçenekleri arasında yer alır. Ancak bazı kişilerde cerrahiye ve standart tedavilere rağmen şikâyetler tekrarlayabilir.

Ağızdan kortizonun sık tekrarlanması uzun vadede yük oluşturabilir. Kemik erimesi, kan şekeri yükselmesi, katarakt ve böbrek üstü bezi baskılanması bu riskler arasındadır. Bu nedenle sık kortizon ihtiyacı olan hastalarda biyolojik tedavi seçeneği gündeme gelebilir.

Biyolojik tedavi genellikle ilk seçenek değildir. Daha çok standart tedavilere ve gerektiğinde cerrahiye rağmen kontrol sağlanamayan hastalarda değerlendirilir.

Sigara kullanımı burun ve sinüs mukozasının kendini temizleme düzenini bozabilir. Bu durum poliplerin tekrarlamasını kolaylaştırabileceği için sigaranın bırakılması tedavi sürecini destekler.

Nazal Polipte Biyolojik Tedavi Nedir?

Biyolojik ajanlar, polip oluşumunda rol oynayan iltihap yollarındaki belirli haberci molekülleri (IL-4, IL-5, IL-13 gibi sitokinleri ya da IgE adı verilen alerji antikorunu) hedefleyen ilaçlardır. Çoğunlukla belirli aralıklarla cilt altına enjeksiyon biçiminde uygulanır.

Nazal polipte biyolojik tedavinin amacı burun tıkanıklığını, koku kaybını, polip yükünü, ağızdan kortizon ihtiyacını ve tekrarlama riskini azaltmaktır.

Fakat gerçekçi bir çerçeve çizmek gerekiyor. Bu ilaçlar polipleri “kesin ve kalıcı olarak yok eden” tedaviler değildir ve aylarca, çoğu zaman yıllarca süren, düzenli enjeksiyon uyumu gerekir.

Türkiye’den çok merkezli bir gözlemsel gerçek yaşam çalışması, astımı da olan polipli hastalarda biyolojik tedaviyle yakınmaların ve yaşam kalitesinin belirgin biçimde düzeldiğini, sinüzit alevlenmeleri ile cerrahi ihtiyacının azaldığını gösterdi.

Bu çalışmada hasta yakınmaları ve yaşam kalitesi skorları belirgin düzelirken, tomografi skorlarında aynı düzeyde anlamlı bir değişim gösterilemedi. Bu nedenle biyolojik tedavi yanıtı tomografiye ek olarak şikâyetler, endoskopi bulguları, koku duyusu, kortizon ihtiyacı ve astım kontrolüyle birlikte değerlendirilir.

Biyolojik Tedavi Kimlere Uygun Olabilir?

Biyolojik tedavi kararı yalnızca burunda polip görülmesine göre verilmez. Hastalığın ne kadar kontrol altında olduğu, daha önce hangi tedavilerin denendiği, cerrahi öykü, koku kaybı, astım ve kan testleri birlikte değerlendirilir.

EPOS ve EUFOREA 2023 Avrupa görüş belgesine göre biyolojik tedavi, uygun ilaç tedavisine ve gerekli hastalarda cerrahiye rağmen kontrol sağlanamayan kişilerde düşünülür. Bu değerlendirmede beş başlık öne çıkar:

  • Tip 2 iltihap bulguları
  • Düzenli ya da tekrarlayan ağızdan kortizon ihtiyacı
  • Yaşam kalitesinde belirgin bozulma
  • Koku kaybı
  • Eşlik eden astım

Bu başlıklardan en az üçünün karşılanması, biyolojik tedavi açısından güçlü bir değerlendirme gerekçesi oluşturur.

Biyolojik ilaçlar Tip 2 iltihap yolaklarını hedefler. Bu nedenle tedavi daha çok Tip 2 ağırlıklı kronik sinüzit ve burun polibi tablosunda gündeme gelir. Tip 2 iltihap bulgusunun her hastada net gösterilememesi, bu iltihabın olmadığı anlamına gelmez. Özellikle ağızdan kortizon kullanımı kan testlerindeki bazı bulguları baskılayabilir.

Pratikte biyolojik tedavi, standart tedaviye rağmen burun tıkanıklığı ve koku kaybı süren hastalarda değerlendirilebilir. Ameliyat sonrası polipleri tekrarlayan, sık ağızdan kortizon kullanmak zorunda kalan, astımı olan, aspirin veya NSAİİ hassasiyeti bulunan ve yaşam kalitesi belirgin etkilenen hastalar bu açıdan ayrıca ele alınır.

Astım, burun polibi ve aspirin ya da NSAİİ hassasiyeti birlikte olduğunda hastalık daha dirençli seyredebilir. Bu grupta polipler ameliyattan sonra kısa sürede tekrar edebilir. Biyolojik tedavi, uygun hastalarda tekrarlayan cerrahi ihtiyacını azaltmak için değerlendirilen seçeneklerden biridir.

Son karar hastalığın şiddeti, önceki tedavilere yanıt, cerrahi geçmiş, astım, alerji durumu ve kan testleri birlikte incelenerek verilir. Türkiye’de bu ilaçlara erişim çoğu zaman sağlık kurulu raporu ve geri ödeme ölçütlerinin karşılanmasını gerektirir. Bu koşullar zamanla değişebilir. Bu yüzden uygunluk kadar ilaca erişim sürecinin de hekimle baştan konuşulması gerekir.

Nazal Polipte Kullanılan Biyolojik Ajanlar

Nazal polipte kullanılan biyolojik ilaçlar, burun ve sinüslerdeki Tip 2 iltihap yanıtının farklı noktalarını hedefler. Bu nedenle ilaç seçimi her hastada aynı değildir. Astım, alerjik yapı, eozinofil düzeyi, total IgE, koku kaybı, önceki ameliyatlar ve kortizon ihtiyacı birlikte değerlendirilir.

Dupilumab, IL-4 ve IL-13 yolunu hedefleyen bir biyolojik ilaçtır. Bu yol, Tip 2 iltihap yanıtında önemli rol oynar. Nazal poliple birlikte astımı, koku kaybı veya belirgin burun tıkanıklığı olan hastalarda değerlendirmeye alınabilir.

Omalizumab, IgE üzerinden etki gösterir. IgE, alerjik yanıtta görev alan bir antikordur. Alerjik zemini belirgin olan, total IgE değeri ve klinik öyküsü bu tedaviye uygun görülen hastalarda seçeneklerden biri olabilir.

Mepolizumab, IL-5 yolunu hedefler. IL-5, eozinofil adı verilen iltihap hücreleriyle yakından ilişkilidir. Eozinofilik yapısı belirgin olan, astımı eşlik eden veya standart tedaviye rağmen polipleri süren hastalarda gündeme gelebilir.

Bu ilaçların hiçbiri yalnızca polip görüldüğü için başlanmaz. Hangi ajanın uygun olduğu, hastalığın şiddeti ve eşlik eden hastalıklarla birlikte belirlenir. Türkiye’de ilaca erişim için sağlık kurulu raporu ve güncel geri ödeme koşulları da dikkate alınır.

Tedavi Öncesi Değerlendirme ve Takip

Tedaviye başlamadan önce, hastalığı genel tabloya göre değerlendiririz. Kulak burun boğaz muayenesi, endoskopik değerlendirme ve sinüs tomografisi bu sürecin temel parçalarıdır. Astım, alerjik rinit, aspirin veya NSAİİ hassasiyeti, önceki ameliyatlar ve ağızdan kortizon kullanımı da sorgulanır.

Kan testlerinde eozinofil düzeyi ve total IgE incelenebilir. Gerekli hastalarda alerji testleri planlanır. Eozinofil değeri tek başına karar verdirmez. Bunun nedeni yakın zamanda kullanılan kortizonun bu değeri geçici olarak düşürebilmesidir.

Randevuya gelirken önceki tomografi ve endoskopi raporlarınızı, ameliyat bilgilerinizi ve son bir yılda kullandığınız kortizon kürlerini getirmeniz değerlendirmeyi hızlandırır.

Alerji testi veya solunum fonksiyon testi planlanıyorsa bazı ilaçlara kısa süre ara vermek gerekebilir. Bu süre ilacın türüne göre değiştiği için randevu öncesinde ilgili birime danışmanız daha güvenli olur.

Biyolojik tedavide yanıt genellikle hemen değerlendirilmez. Avrupa görüş belgesi ilk değerlendirme için 6 aylık süreyi uygun görür. Takiplerde burun tıkanıklığı, koku duyusu, polip boyutu, kortizon ihtiyacı ve astım kontrolü birlikte izlenir.

Tedavi sırasında enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişlik veya hassasiyet görülebilir. Bazı hastalarda gözde kızarıklık ve iltihap gelişebilir. Ciddi alerjik reaksiyon nadirdir. Bu nedenle ilk uygulamaların uygun donanımlı bir merkezde yapılması tercih edilir.

Dupilumab kullanan bazı hastalarda eozinofil değeri geçici olarak yükselebilir. Bu her zaman tehlikeli bir durum anlamına gelmez, ancak takip edilmelidir. Kortizon azaltılırken el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yeni döküntü veya açıklanamayan ateş gelişirse hekime haber verilmelidir.

Biyolojik tedavinin ne kadar süreceği her hastada farklıdır. İlaç bırakıldığında polipler ve iltihap yeniden artabilir. Enjeksiyonların düzensiz yapılması tedavi yanıtını azaltabilir ve hastalığın yeniden alevlenmesine yol açabilir. Bu nedenle doz aralıkları hekimin belirlediği plana göre sürdürülmeli, tedaviye ara verme ya da bırakma kararı hekimle birlikte verilmelidir.

Gebelik planı veya gebelik durumu varsa bu bilgi mutlaka paylaşılmalıdır. Biyolojik ilaçlarla ilgili gebelik deneyimi her ajan için aynı değildir. En geniş veri omalizumab için bulunur.

Bursa’da Nazal Polip ve Biyolojik Tedavi: Göğüs Hastalıkları ve Alerji Değerlendirmesi

Nazal polip; kronik sinüzit, astım, alerjik rinit ve aspirin hassasiyetiyle iç içe geçebilen, kişiden kişiye farklı seyreden bir tablodur. Biyolojik tedavi uygunluğu da bu yüzden anlık yakınmaları bastırmanın ötesine geçen bütüncül bir değerlendirme gerektirir.

Bursa’da görev yapan Göğüs Hastalıkları, Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Dr. Özge Aslantekin Eken, nazal polipli hastalarda astım, alerjik yapı ve biyolojik tedavi uygunluğunu birlikte değerlendirir. Geçmeyen burun tıkanıklığı, koku kaybı veya sık tekrarlayan sinüzit yaşıyorsanız, doğru tedavi planı için uzman görüşü alabilirsiniz.

Kaynaklar

Fokkens WJ, Viskens AS, Backer V, ve ark. EPOS/EUFOREA update on indication and evaluation of Biologics in Chronic Rhinosinusitis with Nasal Polyps 2023. Rhinology. 2023;61(3):194-202.

Demir M, Tunakan Dalgic C, Mete Gokmen EN, ve ark. The Effectiveness of Biological Agents on Chronic Rhinosinusitis with Nasal Polyposis in Patients with Comorbid Asthma: A Multicenter Real-Life Study from Türkiye. Medicina. 2024;60(3):448.

Toppila-Salmi S, Reitsma S, Hox V, ve ark. Endotyping in Chronic Rhinosinusitis—An EAACI Task Force Report. Allergy. 2025;80(1):132-147.

Nazal Polipte Biyolojik Ajan Tedavileri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Nazal polipte biyolojik tedavi kimlere uygulanır?

Standart tedavilere rağmen şikâyetleri süren, sık kortizon ihtiyacı olan, ameliyat sonrası polipleri tekrarlayan ve astım gibi eşlik eden hastalıkları bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilir.

Her hastada tamamen yok etmesi beklenmez. Amaç polip yükünü, burun tıkanıklığını, koku kaybını ve kortizon ihtiyacını azaltmaktır.

Bazı hastalarda cerrahi ihtiyacını azaltabilir ya da ameliyat sonrası tekrarı kontrol etmeye yardımcı olabilir. Yine de her hastada ameliyatın yerini tutmaz.

Sıklıkla evet. Nazal polip bazı hastalarda astım, alerjik rinit ve aspirin/NSAİİ hassasiyetiyle birlikte görülebilir.

Sıklıkla evet. Nazal polip bazı hastalarda astım, alerjik rinit ve aspirin/NSAİİ hassasiyetiyle birlikte görülebilir.

Geri ödeme koşulları ilaca, endikasyona, hastanın önceki tedavilerine ve güncel mevzuata göre değişebilir. Hekim uygunluğunu tıbbi açıdan olduğu kadar erişim ve geri ödeme koşulları açısından da değerlendirir.

İletişime Geçin!

Sorularınız İçin Bizimle İletişime Geçin

Alerjik hastalıklar ve tedavi süreçleri hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

No content is added yet.